TARİHÇESİ
VE KURULUŞU
Köyümüzün kimler tarafından kurulduğu kesin
olarak bilinmemektedir.Rivayetlere göre
köyün,Bizans imparatorluğu zamanında var
olduğu Rumlardan kalan iki kiliseden anlaşılmakladır.Yalnız
adı geçen kiliseler Türkler tarafından bundan
40-- 50 yıl evvel yıkılmıştır.
Anadolu Selçuklu Devletinin kuruluşu ile
burası Türkler tarafından fetih edilince
Bizans Rumları da köyü terk ederek başka
yerlere gitmişlerdir,Daha sonra" Derviş
Uşağı" denilen bir kabile gelerek köyü yerleşmişlerdir.Derviş
Uşağı kabilesinin nereden geldiği kesin
bilinmemektedirler. Yalnız köyün Güney doğusundaki
DOLAYHAN adındaki kervan sarayın Anadolu
Selçukluları tarafından yapıldığı sıralarda,
buraya gelerek yerleştikleri bilinmese de
zannedilmektedir,
Til köyü Hicri 1328 yılına kadar İncesu
kazasına bağlı iken Hicri 1328 yılında köy
ahalisinin girişimleri ve dilekçelerine
binaen Nevşehir kazasına bağlanmışdır.Cumhuriyetin
ilk yıllarında köy halkının idari ve adli
işlerden dolayı İncesi ilçesine sık sık
gittikleri olurdu.
Daha sonra nereden geldiği bilinmeyen Nizamlar.
Köseler. Arifoğulları Harı kabileleri gelerek
buraya yerleştiler.
Tahmini olarak zamanımızdan 200 yıl evvelde
Anişoğulları ile Lomenoğulları’nın Melendiz'den,
Çiftçiuşağı da Kale'den gelip yerleşmişlerdir.
Sonraları Misli ve Hasakoy'dcn 3 hane Rum
gelerek köye yerleşmişlerdir.Daha sonraları
da çeşitli yerden yine Rumlar gelerek köyün
Rum nüfusunu arttırmışlardır. 20-30 haneyi
buları Rumlar istiklal Savaşından sonra
Yunanlılarla yapılan mübadele ile köyü terketmişler.
Onların yerine Arnavutluktan göç ederek
gelen Türkler buraya yerleşmişlerdir Bu
kimseler köyde Arnavut ve muhacir mimlen
ile anılmaktadır.Muhacirlerin büyük bir
kısmı da 1980 yılından sonra Ekonomik şarlardan
dolayı Ankara ve İzmir’e göç etmişlerdir.
Köyümüzün halkı çeşitli yerlerden gelmiş,
zamanla kaynaşarak bugünkü toplum meydana
gelmiştir.
Köy önce Rumlar sonra Türkler ve Rumlar,
şimdi de kuruluşundaki Türklerle Arnavutluk'tan
gelme göçmen Türkler(Muhacirler) bulunmaktadır
.
Köyümüzün Til Köyü olduğu şöyle
rivayet edilir:
Köy ve çevresi boş iken sadece yayladır.
Buraya gelen yaylacılar köyün bulunduğu
yerdeki bir kuyudan telin ucuna bağlı tulumla
su çekerek koyunlarım sularlarmış. Bu yaylacı
yörükler memleketlerine döndüğünde "Nerede
yayladınız?'" denildiğinde Telli
kuyuda diye cevap verirlermiş.
Telli kuyu, zamanla yerleşme
olunca ,Til köyü olarak isim değiştirmiştir,
Böylece köyün ismi Til Köyü
olarak anıla gelmiştir.
COĞRAFİ DURUM- SOSYAL
YAŞANTI
KÖYDE Kİ TARİHİ BİNALAR:
Kervansaray (DoIayhan) :Selçuklular
tarafından yaptırılmıştır. Bugün için bir
kısmı yıkılmış durumdadır.
Rumlar'a ait İlkokul: (Üsgülya): Rumlar
tarafından 1870 yılında yaptırılmıştır.Bugün
ise ev sahipleri tarafından ardiya olarak
kulllanılmatadır.
Kilise:Dolayhan yakınlarında
bulunan kilise Rumlardan kalmışdır.Esasında
kilise ile Hanın yapısına ve yakınlığına
bakılırsa Dolayhan’ın Selçuklular dönemine
ait değil de Rumlar dönemine ait olduğu
tezi de ağırlık basmaktadır.
Eski Cami:Bugün için kullanılmamaktadır.
Yeraltı Şehri:Kimler tarafından
yapılığı bilinmemektedir.Fakat herkes de
bilmektedir ki Köydeki yer altı şehrinin
uzunluğu ve yapısı çevrede ki yer altı şehirlerinden
daha farklı ve büyüktür.Maalesef Turizme
açılmayınca buralar önce patates depoları
olarak kullanılmaya başlanmış,sonra da yavaş
yavaş giriş ağızları toprakla doldurulmuştur.
Manay: Manay köyün ortasında
bulunan yine yapımı çok eskilere dayanan
sonradan yığma tepedir.1980yılından sonra
yapılan köydeki ağaçlandırma kampanyası
sırasında Manay tepesi de ağaçlandırılmaya
çalışılmıştır.Bu sırada bu tepenin esasında
çok eski bir ecnebi mezarlık olduğu ortaya
çıkmıştır.Ağaçlandırma çalışmaları gereği
tepeye su çıkarılmış ve zamanla tepenin
ortasında göçmeler ortaya çıkmıştır.Manay
tepesi,köye hakim bir noktada yapılmıştır.1980
yıllara kadar Tv lerin ve teknolojinin fazla
olmadığı zamanlarda burası köyün gençlerinin
en gözde yeriydi.25 sene önce dikilen çamlarla
biraz daha güzel bir konuma kavuşan tepe
Köyün ileriki yıllarda bir mesire ve piknik
alanını olacaktır.
Kervansaray (DOLAYHAN)... Rum Döneminden
Kalan KİLİSE...
 |
 |
Komşuları;
Köyün kuzeyinde Mazı Köyü; batısında Derinkuyu
ilçesi: kuzeybatısında Kaymaklı: güneydoğusunda
Yeşilhisar'a bağlı Başköv: güneyinde;
Derinkuyu’nun yaylası vardır. Köy Nevşehir'in
güneyinde, Derinkuyu'nun doğusunda bulunur.Nevşehir'e
olan uzaklığı 40 km. Derinkuyu'ya olan
uzaklığı 9 kmdir
Çevresindeki Ova ve Dağlar;
Köyün
kuzeybatısında Manay adında yığma bir
tepe vardır.Köyün doğusunda Yassı Dağ,
batısında (ilçeyle arasında) Sivri adında
bir tepe vardır.Köy Yassı Dağın güney
ve batı eteğine kurulmuştur.
İklim ve Bitki Örtüsü;
İc Anadolu Bölgesinde görülen karasal
iklim hakimdir. Yazlan sıcak ve kurak;
kışları soğuk ve kar yağışlıdır.Yağmur
genellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında
yağar.Rakım yönünden yüksek olduğundan
dolayı yaz mevsiminde sağlık yönünden
elverişli bir havaya sahiptir. Bitki örtüsü
yok denecek kadar azdır. Bozkır sayılabilir.
Arazinin Yapısı;
Mevki İsimleri:Arazi yapısı düz sayılabilecek
kadar engebesizdir.Toprak kumlu ve humusludur.
Köyde patates ve buğday başta olmak üzere
arpa, çavdar ve kabak ekimi yapılmaktadır.

Köy arazilerinin mevki isimleri:
Sivri Önü, Bağlar Altı, Hamur Kesen. Uzun
Yayla. Dere Yolu. Keşlik Sırtı, Mazı Yolu.
Damsa Yolu, Ketirler. Dağ Ardı. Yedi Çakıl
Bağlar İçi. Kepez. Kepez Altı, Orhanlı
Yolu. Mezarlık. Uzunsay, Kaya Ardı, Saşkaya,
Mayıs Bıcağı ve Derinkuyu gibi mevkiler
vardır.Bu arazilerin bir kısmı ağaçlık,
bir kısım da tarım için kullanılmaktadır.
İçme ve Sulama Sulan Hakkında Bilgi:
İçme suyu 1984 yılında
köyün Yedi Çakıl denilen mevkiinden sondaj
yoluyla bulunarak getirilmiş, bu tarihten
sonra da Dağ Ardı, Yedi Çakıl, Orhanlı
Yolu. Uzun Kaya. Mazı Yolu gibi mevkilerden
çıkarılan sularla köyün büyük çoğunluğu
tarlalarını sulamaya geçmiştir. Bahçe
sulamalarının artmasıyla içme suyu yeterli
gelmemiş köyün yukarı kesimlerinin suyu
kesilmeye
başlamıştır.
Sulama olarak köy halkının
50 hanesi ancak sulama yapabilmiş son
yıllarda da yağışlardaki yetersizlikten
dolayı bu suda azalmıştır.
1984 yılına Kadar köyün içme suyu köyün
yaslı bulunduğu dağdan savak adı verilen
su kanallarına döşenen künklerle gelmekteydi.
Köyde dört adet eski çeşme bulunmaktadır.
Köy suyunun yetersiz kaldığı zamanlarda
yukarı çeşme ve dolayhan çeşmesinden bu
ihtiyaç giderilmekle, orta çeşme ve aşağı
çeşmeden sadece hayvanları sulamada yararlanılmaktadır.
Meskenlerin Yapılış Tarzı:
Köydeki
meskenlerin yapılışı zaman zaman değişikliklere
uğramış. Önceleri toprak seviyesindeki
kayaları oyarak yapılan evlere karşı,
sonralar! düzgün bir şeklîde taşlarla
yapılmış kemer binalar, şimdi ise gayet
muntazam olarak dört tarafı taş ve harçla,
üzeri betonla örtülü evler yapılmakladır.
Köydeki resmi binalar
okul, cami. Kuran Kursu ve muhtarlıktır.
Okul 5 derslikli tuvaletleri içinde, 1
müdür odası ve birde deposu bulunan binadır.
2 lojman. 2 cami, 2 katlı köy konağı vardır.
Muhtarlık Binasından Bir Görünüm
Til Köyü Sağlık Evi...
Köyün Ekonomik Durumu:
Halkın en önemli geçim kaynağı tarım ve
hayvancılıktır. Ziraatçılık olarak: patates,
buğday, arpa, çavdar, kabak gibi ürünlerin
yanında fasulye, nohut ta ekilir.
PATATES üretimi ise
köyde en önemli geçim kaynağıdır.Özellikle
2005 yılında Derinkuyu’ da uygulanan patates
ekim yasağı ile Köy Patates üretimi ve
pazarlaması yönünden cazip bir hale gelmiştir.Patates
üretimi,pazarlanması ve sorunları ile
ilgili köyün bir çok problemi olmaktadır.Bu
konulara daha sonra değineceğiz.
Kabak çekirdeği ekimi
ve üretimi yine köyde tarım ürünlerinin
başında gelmektedir.Nevşehir Kabak çekirdeği
denilince akla gelen yerlerden biriside
Til köyüdür.Elde alınmış ve taze olarak
fırında çekilmiş Kabak çekirdeğine kim
hayır diyebilir ki..?
Köyde bodur ağaç meyveciliği de yeni yeni
uygulanmaya başladı 3-4 aile patatese
alternatif olarak başlattıkları bodur
meyvecilik henüz çok yaygın değil.
Köyün bütün toprağı traktörlerle işlenip
modern tarım yapılmaktadır. Köyde üretilen
ürünlerin pazarlanmasında zaman zaman
sorunlarla karşılaşılsa da köylülerin
gayretleri sonucu giderilmektedir.
1990 yıllardan itibaren köyde farkıl bir
geçim kaynağı daha ortaya çıkmaya başladı
bunun adı SÜZÜLMÜŞ YOĞURT satışı idi.Kısa
zamanda Nevşehir pazarında TİL
YOĞURDU nam salmaya başladı ve
aranan bir marka oldu nerdeyse.Gerçi bir
geçim yolu değildi ama en azından vatandaşlar
Pazar parasına çıkarmaktadır.
Köyde yaygın olan bir başka geçim kapısı
ise DEĞİRMENCİLİKTİR.Şu
an yaklaşık köy ve civarındaki bölgeler
de olmak üzere 11 adet Un fabrikası mevcuttur.
Derinkuyu civarında ki un fabrikaların
tamamına yakını Til köyü vatandaşlarına
aittir.Yaklaşık 25 aile bu iş den geçimini
sağlamaktadır.
PVC doğruma atolyeleri
ve GÜNEŞ ENERJİ sistemleri
son yıllarda gelişen bir başka geçim kaynağı
yada iş sahası oldu diyebiliriz.Til köyüne
has bir durumdur,komşu hangi ticaretle
uğraşıyor ise aynı işi yapmak.Bu değirmencilik
mesleğinde de aynı oldu,PVC de de aynı
ve Güneş Enerji Sistemlerinde de aynı.Farklı
bir ticaret yapayım mantığından ziyade
herkes ne iş yapıyor ise bende onunla
uğraşıyım anlayışı ile bir kaç tanesi
köyde geri kalanları ise Derinkuyu ve
çevresinde olan PVC DOĞRAMA ve
GÜNEŞ ENERJİ SİSTEMLERİ yeni
ticaret alanlarından biri olmuştur.Bu
işlerle uğraşan yaklaşık 10 aile mevcuttur.
Hayvancılık:
7-8 yıl öncesine kadar koyun beslenmekteydi.Şu
anda koyun kalmamış bunu yerini büyükbaş
hayvan olarak inek yetiştiriciliği almıştır.Hayvanlar
yazın otlatmak amacıyla Yassı Dağ'a çıkarılıyor.
Kışın ise ahır ya da ağıllarda beslenmektedir.
Eğilim-Öğretim:
Köyde ilkokul 1938 yılında açılmıştır.
1938 yılından 1954 yılına kadar 3. sınıfa
kadar eğitmenlikle olmuştur. 1954 yılından
sonra 5 sınıflı olarak eğitim öğretime
devam etmiştir.
2000-01 döneminde ortaokul kısmı da açılmış
ilköğretim olarak eğilim-öğretim hizmetlerini
devam ettirmiştir.Halen 185 öğrencisi
ve 10 öğretmeni ile eğitime devam etmektedir..
Köyümüzün tarihçesi ve genel yapası hakkında
ki bilgileri hazırlayan Okulumuz Eski
Müdürü ve değerli hemşerimiz Nebi Demirdöğen
Hocamıza teşekkür ederiz...
Til Köyü İlköğretim Okulundan
bir görüntü...
|