GÜRBETTE
ÖLÜRSEM
Bir büyük
ta ş
diki verin
başucuma
Sakın ola
heyecanla
bakmasılar
yoluma
Her şeyimi
gurbette
bıraktım sıla
uğruna
Ölürsem
büyük bir taş
diki verin
başucuma
Ne kadar
içmek isterdim
dolay hanın
suyunu
Sanmayın
ki gurbette
unuttum hasret
denen huyumu
Hasretle
kazdım TİL
köyüme özlem
kuyumu
Bir gün
ölürsem bir
büyük taş
dikiverin
başucuma
Nas ılda
özledim manay
tepesini serin
rüzgarını
Ben,bilir
ben çekerim
TİL köyüm
senin
hasretini
Ne çabuk
dolaşırdım köy
içini dolay
hanını
Gurbette
solanın
ustanın harıma
kazın mezarını
Gelemedim
TİL köyüm
gurbet oldu
mekanım
Gurbette
çok çabuk
geldi çattı
hazanım
Dileğim
uzaktan fark
edilsin
ölürsem
mezarım
Gurbette
koymayın büyük
bir taş dikin
başucuma
Necati, yim
cans ız
bedenimi dört
karışık suyla
yıkayın
Bu sözlerim
vasiyetimdir
sakın ha
hafife almayın
Aşağı,
yukarı çeşme
köy suyu dolay
han sakın
unutmayın
Baş ucuma
uzunca bir taş
dikin beni
hatırlayın
12-13//06/2007
Salı Çarşamba
KALMADI GİTTİ
AĞAM
Hani nerede
benlik taslayan
başlar
Ben güçlüyüm
deyip ben ben
diyen ağalar
Olanlar bir yana
bağlar bile
viran kaldılar.
Alçak gönüllü ol
ev bark, mal
mülk burada
kaldılar.
Nice gönüller
kırıldı hakları
sizde kaldı.
Bak şu eve de
arı gibi gireni
çıkanı vardı.
Anaları babaları
gittiler evleri
viran kaldı.
Yalan derler
dünyaya insanlar
gitti o kaldı.
Sivri tepesine
bak hala kıyam
duruyor.
Koca dağ beşik
olmuş köyümüzü
ağlatmadan
avutuyor.
Bu olanlar
burada siz
yoksunuz, sen
yoksun ağam.
Her şey yerli
yerinde duruyor,
bak kalmadı mı?
Köyüme şöyle
aşağıdan yukarı
baktım.
Nice çınarlar
devrilmiş
yerlerini
tarümar gördüm.
Benim için de
dünya vardı,
baktım halime
güldüm.
Her şey yalan
gitti de dünya
oldu yerine
kalan.
Manay tepesi
güzellik iyilik
dolsun
gönüllerin
hepsi.
Yoksa şu yalan
dünyanın yok bir
vefası.
Kimileri ağa,
kimileri paşa
idi onlarda
toprak oldu
hepsi.
Onlar gittiler
bizim bizim
dediklerimiz
burada kalmadı
mı.
Sonunda sen de
gittin ağam
akibetin böyle
olmadı mı?
21/06/2006
Necati Aslan
|
NE DESEM
Köyümün karşısında
Sevir
Arkasında
koca dağ
Kalbimi örmüş
bir ağ
Bunu çözene ne
desem bilmem
Manayın
güneyinde evimiz
Çok
şirindir bizim
köyümüz
Dikkat edin ha kızlar
biz Til
Köylüyüz
Bizi tanıyana
ne desem bilmem
Asvalttan gelir
geçeriz
Dolayhan dan su
içeriz
Gönlümüz dilerse
kız severiz
Bizi sevene ne
desem bilmem
Güvercinler havada
uçar
Bizim köyde kızlar
binde bir kaçar
Çeğizin
olmasa ise ağzına
........
Bize küfür edene
ne desem bilmem
22/10/1982 cuma
|
|
O ECELDEN
Ne zaman mutlu
oldum desem
Ecel korkusu vardı
içimde
Cebimde olsa da
bol param
Alamam diye seni
korkuyordum
ecelden
Tiryakisi olmuşum
varlığının
İnsaf et gösterme
yokluğunu
Arayıp seni
nerede bulurum
Razıyım
seni ecele kadar
aramaya
Sonbahar geçti
arkasından
kış
Laleler soldu
hicran doldu bu
bekleyiş
Anıyorum
seni hep uzun
gecelerde
Nerede nasıl
ne halde diye gel
artık
Tel teldi siyah
saçların
İlleri dokundurma
beyaz tenine
Laler sokayım
kömür göz siyah
saçına
Koru onu bana
sakla benimsin
benim
Öyle seven
gözlerle
Yaralamasaydın
sende beni
Üzüp hicrana boğdun
beni
Faydası
olmaz çaresi olmaz
sensiz
Hasret özlem sardı
gel merak ettirme
gel
Nerde ne halde
diye ağlatma
beni
02/11/1983
çarşamba
|
SILA
DEYİNCE
Sıla
deyince akla neler
gelir
Onu ancak ondan
uzak olan bilir
Sıla dört
harfin değil
özlemden olur
Bunu ancak özlemi
ile yanlar ölenler
bilir
Nevşehir
nedir taşla
topraktan başka
Ama manevi yönden
öyle değil
iş aşkta
Uğrunda
ölenler var candan
sevenler
var
Annem canım
babam denilenler
var
Vatan nedir sıla
nedir sevilmeyince
Anne nedir baba
nedir hürmet
edilmeyince
Can nedir canan
nedir cana sarılmayınca
Sıla hiçtir
köyüm vatanım ilim
var deyemeyince
Necati içini döktü
yazdı
Sinesi taş
oldu hasreti
özlemi sevgiyi ona
kazdı
Bunları
yazdığında mevsim
yazdı
Bende kış
oldu hazan oldu
burası sılam
olmayınca
08/06/1988
|
|
MEMLEKETİM
Memleketim özledim
arzuladım
Ilık esen
rüzgarını tozunu
Yağan
karını yağmurunu
çamurunu
Özledim memleketim
köyüm seni
Güneş bir
başka doğuyor
köyümde
Hep seninleyim
rüyalarımda
düşümde
İçimi derin bir
sevgi kaplar
benimde
Sana köyüm gideceğim
dediğimde
Her hatıram
sende saklı sen
bilirsin
Benim beşiğimsin
beni sen büyüttün
Sana gelince
canlanır
hatıralarım
Yeniden doğar
çocuk olurum sana
gelince
Aşığınım
senin canım Til
köyüm
Kimse bilmez senin
kıymetini
çünkü gurbette
deyiler
Her köşesini
bana sor manayını
dolayhanını
Ben bilirim senin
ancak kıymetini
köyüm
Belki deli derler
Necati sana
Kızma
deselerde neresi
özlenir buranın
Anam, babam,
arkadaşlarım,
halam
Her şeyim
sende özledim seni
Til köyüm
03/05/1995
çarşamba
|
NECATİ ASLAN
Neyin var
güvenilecek yalan
dünya
Ecelin gölge gibi
peşimizde
her an
Canımız ha
çıktı ha çıkacak
Ama yinede yok
bizden sana
kalacak dertten
gali
Titreti titreti
yedin geleceğimi
erittin bedenimi
İyi yönün yok
itiraz bile edemem
ne diyeyim
Ağlamakla
geçti en güzel
günlerim
Saadet denen
mutluluğu
tadamadım
Leylaya bile yar
olamadın
yalan dünya
Anlatamadım
daha bir türlü
nice dertlerim var
Ne yapayımda
yaranayım yalan
dünya senin
yalanına
Ne kadar tatlısın
güzel gözlüm
Emelim mesut etmek
gayem bu
Coşkulu
neşeli görmektir
benim gayem
Laleler gibi açasın
solmayasın gönlüme
dolasın
Anlın açık
bahtın açık
mutluluk bizim
olsun
Ağlamak
nedir bilmeyesin
hep gülesin
Sevdayı
aşkı mutluluğu hep
bizim bilelim
Laleyi gülü
sümbülü yüzümüzde
görelim
Ancak böyle olur
mutluluk bunu
bilelim
Nedir ki şu
yalancı
dünya hayat tatlı,
tatlı, tatlı
gülelim
10/06/2002 Necati
|
|
TİL KÖYÜM
Yine bastı
içime bir gam
köyüm benim
Ağlıyorum
yine gamlandım
köyüm benim
Köyümün büyük dağı
var siyah taştan
Köyümü andıkçı
kesiliyorum
yemekten aştan
Düşününce
duygulanır
gönlüm buğulanır
gözüm
Sana değil
dostum bu sözlerim
gönlüme
Bende hemen gitsem
köyüme köyüm benim
Dolayhanımın
soğuktur suyu
içilmezmi
Dörde bölünmüş
mahalle mahalle
köyüm benim
Aşağa
mahalle yukarı
mahalle orta
mahalle uzun say
diye
Bak saydım
dört mahalle tatlı
köyüm benim
Hasreti içimde
büyük benim
Neşelenince
çıkıyorsun
manayın tepesine
Benden selam
köyümün köylümün
hepsine
Nefesime nefes
katar çıkıversem
hanın tepesine
Yaşarım
mazilerimi yeniden
şad olur gönlüm
benim
Bak şu
sivri tepesi yağmurlu
kışlı günüm
Her köşesinde
anım
mazım vardır,
köyüm benim
Kısadan Til
köyü demişler ta
önceden adına
Ben doyamadım
gün geçtikçe hüzün
basıyor içime
Banamı
herkesemi
doyamadım köyüm
sana Til köyüm
29/06/2002
cumartesi
|
BABA
Baba güvenin
cesaretin adı
Onun ne
şekerde ne balda
var tadı
Sensin çocukların
ailenin dayanağı
tutanagı
Sen bir başkasın
canım baba
Ne zamanki bir iş
yapsam sana
gelirim
Duygulanıp
neşelensem seni
ararım
Baba dedikçe
canlanır
hayat bulurum
Sen çok yücesin
aydınlatan
gecemsin
Doymadım
unutmadım unutamam
Gideli tam on beş
sene oldu
Hasretin çok derin
boş duruyor
yerin
Babam babam en
yüce atam
Sen olsaydın
şimdi yanımda
Sana dayanır
sana güvenirdim
baba
Torunların
seni sen
torunlarını
tadardın baba
Toprağın
bol makamın cennet
olsun baba
11/11/2003 salı
|
|
SELVİ
BOYLUM
Seni büyüttüm
boyumu tuttun oğul
Bizi üzme sana bağladık
ümit oğul
Sanmaki tuttum
boyumu yaşın
denk değil
Çok çalış
hep kazan selvi
boylu oğul
Sen kocaman
olsanda boyumu aşsanda
Gözümde sen hep
çocuksun olsanda
paşa oğul
Senin neşendir
selvi boyun gülen
yüzün oğul
Gül yüzüm tatlı
aşım ağrısız başım
oğul
Bizim emeğimizi
boşa çıkarma oğul
Hayat pınar
sen testi, testini
doldur oğul
|